
ABOUT US
Markalar; gayri maddi malvarlığı değeri olarak şirketlerin aktifinde yer almaktadır. Bu yönüyle markalar, işletmelerin finansal değerinin önemli bir unsurunu oluşturmakta ve ticari hayatta stratejik bir varlık niteliği taşımaktadır. Bu vasfıyla markalar, haciz, rehin, miras yoluyla intikal ve devir işlemlerine konu olabileceği gibi lisans, distribütörlük, bayilik anlaşmaları gibi kullanma izni veren sözleşmelere de konu olabilmektedir. Marka hakkının ekonomik değerinden etkin biçimde yararlanılması, çoğu zaman bu tür sözleşmelerin doğru ve hukuka uygun şekilde kurgulanmasına bağlıdır.
Marka hakkı üzerinde yapılan hukuki işlemlerin geçerli olabilmesi için sözleşmenin yazılı olması gerekmektedir. Yazılı şekil şartı, marka hakkının korunması ve taraflar arasındaki irade açıklamalarının açık ve ispat edilebilir olmasını temin etmeyi amaçlamaktadır. Devir sözleşmelerinin ise (satış, bağış gibi) geçerli olabilmesi için Noter nezdinde yapılması gerekmektedir. Bu şekil şartı, devir işleminin hukuki güvenliğini sağlamak ve taraflar bakımından doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek açısından önem taşımaktadır.
Devir sözleşmeleri, marka hakkı üzerinde hak sahibi olan kimseyi değiştirmesi nedeniyle Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında hak sahibinin değiştirilmesi ve üçüncü kişiler nezdinde de sonuç doğurabilmesi adına Noter nezdinde yapılan devir sözleşmesine ek olarak ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılı başvuru yapılması gerekmektedir. TÜRKPATENT nezdinde yapılacak bu kayıt işlemi, devrin sicile işlenmesini sağlayarak marka üzerindeki hak sahipliğinin aleniyet kazanmasına ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir olmasına imkân tanımaktadır.
Lisans, distribütörlük ve bayilik gibi kullanıma ilişkin sözleşmeler; içerisinde markanın korunması, kullanımı, kalite standartları, inhisari olup olmama durumu, tarafların hak ve yükümlülükleri, yetkili kuralının belirlenmesi gibi birçok hususu barındırdığından, uzmanlık isteyen ve detaylı bir biçimde hazırlanması gereken sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde ayrıca lisansın kapsamı, süresi, coğrafi sınırları, bedeli, denetim ve raporlama yükümlülükleri, sözleşmenin sona ermesi hâlinde markanın kullanımının nasıl sonlandırılacağı gibi hususların açık ve net biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi hâlde, marka değerinin zedelenmesi ve taraflar arasında ciddi hukuki uyuşmazlıkların ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir.
Ofisimiz; lisans ve devir işlemleri kapsamında marka devir sözleşmelerinin, lisans, distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinin hazırlanması, müzakere edilmesi ve hukuki riskler açısından değerlendirilmesi ile bu sözleşmelere ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki kayıt ve bildirim işlemlerini titizlikle yürütmektedir. Bünyemizde görev yapan uzman Avukat ve Marka Vekilleri aracılığıyla, müvekkillerimizin marka haklarının korunması ve ticari menfaatlerinin en üst düzeyde sağlanması hedeflenmektedir.
